Türkiyede grup turları


Büyük İskender’in izinde

Book a tour

9 gün/ 8 gece

İstanbul - Troya - Güre - Bergama - İzmir - Selçuk - Efes - Kuşadası - Milet - Didim - Priyema - Bodrum - Fethiye - Ksantos - Kekova - Demre - Faselis - Antalya - Kütahya - İstanbul

«Gökyüzünde iki güneş olamayacağı gibi Asya’da da iki kral olamaz» - Büyük İskender böyle derdi. O bir efsaneydi ve efsane olmaya devam ediyor. İskender'in 33 senelik ömrü Mısır'dan Hindistan'a kadar uçsuz bucaksız bir alanı kaplıyor. Makedon İmparatorluğu modern Türkiye topraklarında büyük bir miras bıraktı.

1. gün. İstanbul’a geliş.

2. gün. Büyük fatih-kralın izinde yapacağımız yolculuğa, yüzyıllardır bir mıknatıs gibi güçlü kahramanları çeken ve büyük savaşlarda onları karşı karşıya getiren bir şehirden başlıyoruz. Antik Troya. Bu şehir sadece güzeller güzeli Helena ve Troya atı ile meşhur değil. Troya yakınlarında Biga Çayı (Granikos Çayı) bölgesinde gerçekleşen meşhur savaşın sonunda İskender’in ordusunun Perslere karşı zaferi, Makedonlara Ege Denizi yolunu açtı.

Yolculuğumuzun devamında Güre beldesinde kalacağız ve Kaz Dağları'nın eteklerinde bulunan kaplıcalar ile otele yerleşeceğiz. Dağın antik adı ‘’İda’’ Homeros’un ‘’İlyada’’ destanında defalarca geçiyor. Burası Yunan mitolojisine ait birçok efsane ile ilgilidir. Yakındaki bölgelerinde pek çok antik kalıntı bulunmaktadır. Otel zeytin ağaçlarıyla çevrilidir. Kaz Dağları Milli Parkının benzersiz çam ormanları çevreye sadece temiz bir hava vermekle kalmaz şifa da verir. Dağın eteğinde yetişen şifalı bitkiler pek çok hastalığın önlenmesinde ve tedavisinde kullanılmaktadır. Аyrıca çoğu bitkiler baharat ve kozmetik için kullanılıyor.

3. gün. Antik Bergama şehrine gidiyoruz. Bergama parşömeni icat eden şehir olarak biliniyor. Bergama (eskiden Pergamon olarak da bilinirdi) modern şehir kazılarında ilk çıkarılan portre büstlerden biri, şimdi İstanbul’da bulunan İskender büstüdür.

Bergama’nın görülmeye değer en önemli merkezi Akropol. Kusursuzca tepelerin içine inşa edilmiş büyük bir kompleks.

Sonraki şehir İzmir -ya da antik Smyrna-. Ege Denizi'nin pitoresk kıyısındaki güzel şehrin geçmişi yaklaşık 5000 yıl. Ve bunca zaman içinde şehir yaşamını yitirmedi. Kadifekale Kalesi, Büyük İskender tarafından inşa edilmiş ve birçok kez yeni Romalılar tarafından takviye edilmiş, Bizanslılar, Selçuklu ve Osmanlılar tarafından son olarak XV yüzyılda inşa edilmiş hali bu güne kadar korunmuş. Kaleden İzmir ve çevresine muhteşem görüntü açılıyor.
Büyük İskender’in izini takip ederek ünlü Efes şehrine geliyoruz. Bu şehir pek çok dönemlere ve olaylara tanık oldu, turistlerin kutsal hac merkezidir. Antik Efes sakinleri Büyük İskender’i Perslerden kurtarıcısı olarak karşıladılar. 
Efes’e yaklaşık 7 km'lik uzaklıkta, Bülbül Dağı (eski adı Koresos) bulunmaktadır. Burada ayazma ve Meryem Ana Evi vardır: efsaneye göre, Evangelist Hıristiyanlar zulme uğrarken, Meryem, Aziz John himayesinde burada yaşadı. 
Dünyanın yedi harikasından biri tanrıça Artemis tapınağı Efes yakınlarında bulunuyordu, bugünkü Selçuk ilçesinde. M.Ö. IV yüzyılda muhteşem tapınak yakılmış, yeniden yapılmış ve yeniden yıkılmış. Günümüzde sadece temellerine ulaşılabilmiş ve bir tek sütun restore edilmiş. 
Sırada Kuşadası. Bu şehir de Pers iktidarından çıktı ve Büyük İskender'in İmparatorluğunun bir parçası oldu. Kuşadası size güzel rıhtımları üzerinde yapacağınız yürüyüşünüzde unutulmaz bir mutluluk verecektir.

4. gün. Bodrum'a doğru yolumuzda antik Priene kentinden kalan kalıntılar eşlik ediyor. Büyük İskender kendisini Athena Pallada tapınağında takdis etmiş. 

Sonraki şehrimiz Milet. Uzun bir geçmişi olan bir şehir. Büyük İskender’e karşı direnen ve kısmen askerler tarafından yıkılan, ama dikkatle restore edilen Ege kıyılarındaki birkaç şehirden biridir. ‘’Felsefenin babası’’ Thales, Milet’liydi. Astroloji, fizik, kozmoloji, teoloji – Bunlar Thales'in bilimsel faaliyet alanlarından sadece bir kısmıdır. Modern bilim tarafından doğrulanan onun bulgu, keşif ve teoremlerini, hâlâ kullanmaktayız. 
Milet’in yanında Didim (eski adı Didima) şehri bulunmaktadır. İnsanlar kıymetli hediyeler ile her yerden kutsal kehanetten tahminleri duyabilmek için Didim'deki Apollon tapınağına gelirmiş. Bu tapınak bugün bilenen en iyi korunmuş antik yapılardan biri. 
Ve Bodrum’un kendisi... Şimdi Ege denizi kıyısında popüler bir tatil yeri. Antik adı Halikarnas. Eskiden onun şekli bir amfitiyatroya benzerdi. Ayrıca tarihçi Herodot’un vatanı olduğu için de ünlü. Şimdi Halikarnas’ta şanlı tarihini andıran az bir şey kaldı. Uzun ve kanlı kuşatma sonucu Rum kökenli İran komutanı Memnon, İskender’e boş şehri bırakarak çekildi, ama Akropol’u koruyabildi. Halikarnas tahrip edildi ve Perslerin Karya krallığı Büyük İskender'in kudretli imparatorluğuna katıldı. 
Ama büyük komutan, dünyanın yedi harikasından biri Halikarnas Mozolesinin ününü unutturamadı. Kral Mausolos’un bu mezarından "mozole" kelimesi çıktı. Birçok tarihçinin yazılarında bu büyük bir yapının açıklaması bulunmaktadır. Maalesef XIII yüzyıldaki deprem antik dünyanın mucizesine acımasızca davrandı. Bugün efsanevi mozolenin sadece kalıntılarını görebilmekteyiz.
Halikarnas mucizesi olarak Sualtı Arkeoloji Müzesini de sayabiliriz. Bodrum (Aziz Piyer) antik kalesinde batık gemiden çıkarılan inanılmaz bulgular bulunmaktadır. İlginç olan gemilerin kendileri de müzede sergilenmektedir.

5. gün. Fethiye yolunda sıra dışı kaya mezarlarıyla ünlü antik Likya şehri Kaunos’a ziyaret edeceğiz. Sonra, "Türk Venedik" Dalyan’a ve pitoresk Köyçeyiz gölüne gideceğiz. Dalyan - Avrupalı ​​turistler arasında popüler bir yer: antik kalıntıları, muhteşem iklimi, güzel manzaraları sakin sessiz tatil severleri çekiyor. Yerel İztuzu plaji ise Karetta kaplumbağaların her yıl milyonca yumurta bırakmasıyla ünlü.

Öğle yemeğinden sonra, bu kaplumbağaların rehabilitasyonunu yapan Pamukkale Üniversitesinin hastanesini ziyaret edeceğiz.

Fethiye ve Ölüdeniz Plajının muhteşem güzelliği tüm gezilerden sonra günün mükemmel finali olur.

6. gün. Kekova cennet adası yolunda Perslerden Büyük İskender’e geçen antik Likya Ksantos şehrine uğrayacağız. Bu küçük kasaba antik döneme ait manzaraları ile doludur.

Üçağız (eski adı Teymussa) köyünde öğle yemeğinden sonra Kekova adasının kıyılarında bir tekne gezisine çıkacağız. Teymussa kalıntıları ve kısmen su altında kalan Kekova adası, doğa güzelliği, masmavi saf deniz suyu – sizin harika bir akşam geçirmenizin garantisidir.
 
7.gün. Antalya'ya eskiden Likya'nın ve Myra’nın başkenti olan antik kentin içinden gideceğiz. Myra Piskoposu Nicholas (Ugodnik) idi. Bugün dünyada Noel Baba olarak bilinir. Siz Myra’da bulunan Aziz Nicholas Kilisesi'ni ziyaret edebilirsiniz.
Kentte çok sayıda Likya zamanından kalan antik mimari yapılar bulunmakta.
Antik kenti keşfi ve plajda dinlenme için, eskiden gül ve zambak yağıyla ünlü olan Faselis’te mola vereceğiz. Faselis sakinleri Büyük İskender’i altın taç ile karşıladılar. Yolculuğumuzun yedinci günü Antalya’da bitecek.
 
8.gün. Kütahya
 
9.gün. Yolculuğumuzun son gününde - Eskişehir içinden geçip İstanbul'a geri dönüş yapılacak. Eskişehir yolu. Kentin ismi tarihî bir şehir olduğunu söylüyor. Eskişehir diğer Türk kentleri arasında eşsiz kültürü ile öne çıkıyor. Bu şehirde her hangi bir Türk’e şehir hakkında sorarsanız, hemen orada Hoca Nasreddin’in doğduğunu söyler. 
Büyük İskender hakkında konuşurken, onun bir yok edici değil yaratıcı olduğunu hatırlamak lazım. İskender bilgi çoğaltır, kütüphaneleri biriktirir, şehir inşa ederdi. İmparatorun sayesinde onun geçtiği her kasaba tarihte sonsuza dek kalır. 

TAVSİYE EDİLEN TURLARI:

Контакты

Стоимость тура и другие вопросы Вы можете уточнить у наших специалистов:

тел.: +90 535 793 86 86, +90 535 799 93 93
skype: zem_fit4, zem_fit6